Merhaba, Yabancı!

Burada yeni gibi görünüyorsunuz. Eğer katılmak istiyorsanız düğmelerden birine tıklayınız.

Kategoriler

  • 976 Tüm Kategoriler
  • 31 Duyuru - Öneri
  • 292 Tartışmalar
  • 191 Kavramlar
  • 11 Serbest Stil
  • 16 Klasikler
  • 422 Tanıtımlar
  • 13 Sözlük Hakkında

Eteğimi aldım geliyorum

3
21 Şubat Cumartesi günü Taksim-Tünel'de erkekler tarafından mini etek giyilerek gerçekleştirilecek eylem. Ben bu tür eylemlerin gerçekten anlamlı olduğunu düşünen taraftayım. Erkeklerin de takkelerini önlerine alıp düşünmeleri ve hemcinslerini eleştirmeleri gerekiyor. Hindistan'da da buna benzer eylemler olmuştu ve çok da güzeldi.

image

Yorumlar

  • 1
    Özgecan eylemlerinde en çok dikkat çeken yanlardan bir de, kimi erkeklerin mini etek giyerek gösterilere katılması oldu. Erkeklerin bu davranışı hem dikkat çekti, hem de oldukça sempatik karşılandı.
    Etekli eylemciler tarafından verilmek istenen mesaj şu idi: “Madem sorun mini etekte, biz de mini etekliyiz, hodri meydan!” Aslında bu yapılanın kriminalize edileni, ötekileştirileni meşrulaştıran bir yüze sahip olduğu bir gerçektir.
    Lakin bu yaklaşım, tersinden de olsa tecavüzü mini etek zemini üzerinden açıklayan zihniyeti yeniden üretmekten başka bir işe yaramaz.
    Mesele kılık kıyafet değil, erkek kültürünün kendisidir. Çıplaklığa da, tesettüre de anlam yükleyen erkek kültürüdür. Esas olan kadına yüklenen anlamdır.
    Etekli erkek göstericiler bu yaptıklarıyla yalnızca tecavüzü kılık kıyafet zemini üzerinden izah eden anlayışla aynı zemine düşmekle kalmadılar, aynı zamanda son derece travmatik bir olaya mizah boyutu katarak öfkenin de buharlaşmasına hizmet etmiş oldular.
    Zaten eylemci erkeklerin çoğunun yüz ifadelerinde öfke değil de, gülümsemenin hâkim olması da yapılan işe uygun bir fon oluşturmaktaydı.
    Sanki eğlenceye gelmiş gibi duruyorlardı alanda. Oldukça da fazla prim yaptılar.
    Bir türlü anlaşılmayan şudur, mesele çıplaklık ya da kılık kıyafet değil, kadına yüklenen anlamdır.
    Kaldı ki bir erkek etek giyip de eylem alanına geldiğinde ya da İstiklal Caddesi’nde gezdiğinde bu durum sempatiyle karşılanır, kimse etekli erkeklere seks objesi olarak bakmaz. Erkek poposunu açıp gezse bile, bu en fazla komik bulunur ama aynı şey bir kadın için geçerli değildir.
    Hâlbuki popo popodur, poponun cinsiyeti olmaz!
    Eğer ki erkekler yaşadıkları mahallelerde, işyerlerinde etekle dolaşmış olsalardı, bunu yıkıcı bir davranış olarak değerlendirmek ve takdir etmek mümkün olabilirdi ama Taksim’de, Kadıköy’de kadınların eylemine etekle gelmek olayı laçkalaştırmaktan ve travmatik bir olayı komediye dönüştürmekten başka bir şey değildir.
    Charli Chaplin’in Büyük Diktatör Filmi ya da Kıssadan Hisse
    Bilindiği gibi, Charli Chaplin bu film üzerinden faşizminin ve faşist toplumun eleştirisini yapar. Charli Chaplin kendince büyük bir iş yapar, lakin bu arada insanlık tarihinin en çok konuşulan zulmünü komediye dönüştürmekten de kaçınamaz. Bahsi geçtiğinde bir infiale yol açan faşizm, bu filmde bir komediye dönüşür.
    Bir infialin komediye dönüştürülmesi elbette ki büyük bir ustalıktır ama yanlıştır. Milyonlarca insanın ölümüne ve dünyanın yeniden şekillenmesine yol açan bir olgunun komediye dönüştürülmesi öfkeyi buharlaştırır. İnsanlar güldüklerine artık öfke duymazlar.
    (alıntıdır)
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .