veganizm ve feminizm ilişkisi

2
Mayıs 17 düzenlendi kategorisi Klasikler
Dişi tavuklar, küçücük kafeslerde hareket bile edemeyecek durumda tutulur, yumurtaları altlarından çalınır, kötü ve olabildiğince doğal olmayan yemlerle beslenir ve yumurtlayamayacakları hale gelince, boğazları kesilir. Çoğu zaman, kendine hareket edeceği yer açmak için yanındaki tavuğu gagalamasın diye, gagaları da kesilir. Bu dişiye yönelik şiddetin daniskası değil mi?

İnsanlar, hayvanların kendileri için yaratıldıklarına inanırlar ve sonuç olarak tüm insan olmayan hayvanları sömürürler. Arıcılık da, bunun bir örneğidir. Arıcılık, suni tohumlama ile bir kraliçe arı oluşturma ve bir kovana atamaktır. Ticari arıcılıklar, her iki yılda bir kraliçe arıyı öldürür, yerine başkasını koyar. Hatta bunun adına “değiştirmek” derler.

Carol J. Adams’ın ünlü kitabı Etin Cinsel Politikası, kadınları hayvanlaştıran ve hayvanları da cinselleştirip dişilleştirmeyi özetler. Adams ava giden insanın erkek olması, bitkilerin kadın yiyeceği olarak görülmesi ve gösterilmesinden, kadınların pornografide birey olarak değil, parça parça (göğüs, but) olarak izlenmesine kadar (izletilmesi) birçok konuda popüler kültürdeki normları gösterir.

Mini sözlük

Her feministin anlamını bilmesi gereken birkaç kelime:

Türcülük (speciecism): Seksistlik, ırkçılık, heteroseksizm gibi bir terim. Türcülük, “insan türünün özde diğer bütün türlerden üstün olduğu ve bu sebeple his ve duygu sahibi olan öteki hayvanların talep edemediği hak ve ayrıcalıklara sahip olduğu yönündeki son derece yaygın bir inançtır.” (Dr. Richard Ryder, 1970)

Suni Tohumlama (artificial insemination): Dişi hayvanların genital kanallarına spermaların “hijyenik” koşullarda nakledilmesi (mesela bir ineğin genitaline biri tarafından kol sokularak sperm zerkedilmesi).

Karnizm (carnism): İnsanları belli hayvanları yemeye koşullayan inanç sistemi veya ideoloji. Birçok insan hayvan yemeyi bir seçim değil, bir norm olarak görür. Hayvana hayvan dedirtmeyen, et dedirten bu ideolojidir.
Vegan (vegan)

Hayvan ve yan ürünlerini tüketmeyen, hayvanlar üzerinde test edilen ürünleri kullanmayan, hayvan derisini, kürkünü, tüyünü giymeyen, zevk için kullanmayan birey.

Ali nasıl kayboldu

Kayıp Gönderge (absent referent): “Kayıp gönderge sistemi; kendini uzaklaştırma, üstünü örtme, yanlış yorumlama ve suçu başkasının üzerine atma aracılığıyla hakimiyetini sürdürür.” (Carol J. Adams)

Adams’ın örneği üzerinden gidersek... Gazetede “kadın şiddete uğradı” yazısını okuduğumuzda, kayıp göndergeden söz edebiliriz. Çünkü asıl gerçek “Ali, Aslı’yı dövdü” iken, Ali eril sistem içinde hem şiddet eylemi yapabilir, hem de tüyebilir. Cümle yapısı, gerçekte olan “Ali, Aslı’yı dövdü”den, “Aslı, Ali tarafından dövüldü”, sonra “Aslı dövüldü”, “kadın dövüldü” ve son olarak da “kadın şiddete uğradı” haline gelir. Sonuç olarak, şiddeti yapan birey tamamen yokolur.

Yine Adams’ın örneği üzerinden giderek... “Birisi insanlar ceset yesin diye hayvanları öldürüyor”dan, “hayvanlar yenmek için öldürülüyor”a, sonra “hayvanları yemek”, “et yemek” ve sonuç olarak “et”e dönüyor.

Tecavüz Askısı (rape rack): Sadece dişi ineklere, domuzlara değil, daha çok doğursunlar ve üzerlerinde test yapılabilsin diye maymunlara da uygulanan bir alet. Tecavüz askısı kulağa geldiği kadar korkunç bir şeydir. Küçük çiftliklerde bile vardır. İnsanlar hayvanın vücudunu ele geçirip, kollarını rektumunun yanına koyup, bir elle servikse baskı, diğer elle tohumlama yaparlar.

Bir düşünelim

Herhalde herkesin katılabileceği bir nokta var: kurtulmamız gereken bir sömürü var. Doğduğumuzdan beri, bu baskıya maruz kalıyoruz, sözsel veya fiziksel tacize hatta tecavüze maruz kalıyoruz. Bireyliğimizden çıkartılıyoruz ve nesneleştiriliyoruz. Baskı altında olmayı bir kadından daha iyi kim anlayabilir?

Dişi hayvanlar, hayvan olmalarının üstüne bir de dişi oldukları için iki kat sömürülüyor. Bir ineğin, mutlu olup olmadığını bilemeyiz. Neden bütün süt reklamlarında mutlu inekler görüyoruz? Çünkü tecavüz sahneleri koysalar kimse içmez. Çocuğunu doğuran bir dişi, süt üreterek bebeğine yemek sağlar. İnsanlar da mesela inekler de... Büyük fabrikalarda, insanlar içsin diye tecavüz askılarında ya da suni tohumlama ile tecavüz edilen bir inek bebeğini doğurup süt üretir.

O sütü almak için makinelerle annenin memelerine saatlerce baskı yapılır, son damlasına kadar kurutulur, bu bir sene kadar devam eder. Bu taciz bittiğinde, tekrar tecavüz edilip tekrar makinelere bırakılır anne. Birkaç sene sonra (çoğunlukla 3-4 sene, ancak ortalama bir ineğin ömrü 20-25’tir) artık doğuramaz hale geldiğinde mezbahaya satılır, çoğunlukla uyanıkken bağırışlar içerisinde kocaman bir makineye konur ve yavaş yavaş kesilir.

Yanlış anlaşılmayayım, erkek hayvanlar da çok şiddete uğruyorlar. Tecavüze de tacize de. Kısırlaştırıyorlar, spremleri çalınıyor...
“İnekler sonuçta hayvanlar...” “Büyük ihtimalle aranıyorlardı.” “O saatte çiftlikte yalnız olmasaydı!” “Kendini daha iyi koruması gerekiyordu.” “O kadar da kötü değildir ya...” “Yalan söylüyorlar, tecavüz edilmemişlerdir. İlgi için söylüyorlar!”

Anlatabildim mi?

Isaac Singer, “hayvanlar söz konusu olduğunda bütün insanlar Nazidir; hayvanlar için bu sonu gelmeyen bir Treblinka’dır.”

Her vegan feminist olmalı

1980’de hayvan hakları örgütü olarak kurulan Peta’nın kadınları objeleştiren ve sömüren reklamları herhalde gözünüze çarpmıştır. Bilgi dağıtımını, farkındalık yaratmayı kadın vücudu aracılığıyla sağlıyorlar. Beni en çok rahatız eden reklamları kürke karşı bir posterleriydi. Posterde, bir kadının bel altından buduna kadar çekilmiş bir fotoğrafı var, beyaz bir iç çamaşırı giyiyor. İç çamaşırının yanlarından kürke benzeyen kıllar çıkıyor, altında da “Kürk tıraşı. Hiç çekici değil” yazıyor.

Nasıl yani, bir kadının doğal hali, çekici değil mi? Bütün Peta reklamlarında, “mükemmel” vücutlu (büyük göğüs, ince bel, uzun bacak), “harika” suratlı (büyük göz, büyük dudak, küçük burun) ve “şahane” saçlı (neredeyse hep uzun sarışın) çıplak, vajinası ve göğüs uçları sebzeler ile kapalı bir şekilde poz veren kadınlar var.

Peta’nın bir video reklamında, bir kadın dövülmüş gibi gözükerek elinde alışveriş poşetleri, üstünde sadece bir ceket ile zar zor yürüyerek evine gidip kapısını açıyor. Öğreniyoruz ki, erkek arkadaşı vegan olmuş, o yüzden daha iyi seks yapıyormuş.
Hatırlayalım, neredeyse tamamen vegan olan ve hayvanlar üzerinde test yapmayan bir kozmetik markası olan LUSH da 2008’de, mağazalarının önünde, üzerinde neredeyse hiçbir şey olmayan ve topuklu ayakkabı giyen birkaç kadını ürünlerini denettirmek için yürütmüştü.

Sömürü, özgürlük, çare

Kadınların öldürülen dişi hayvanlar ile bağlantısını göstermek çok önemli, kesinlikle. Ancak bu hep çıplak kadınları kullanarak, hiç spermi çalınan adam örneği olmadığı zaman, çok seksist ve saçma. Her türlü baskı baskıdır, sömürü sömürüdür ve ayrımcılık ayrımcılıktır. Kime yöneldiği farketmez. Sömürüyü bitirmek için, topyekün bakmamız gerekiyor. Ancak her birey özgürleştiği zaman özgür oluruz. Kadın özgürlüğünün erkekleri de özgürleştireceği gibi, LGBTİ’lerin özgürlüğünün heteroseksüelleri de özgürleştireceği gibi, bir vegan feminist değilse, vegan değildir benim gözümde.

Peki adımıza tecavüz edilmeyen bir yaşam mümkün mü? Çaresi var, vegan olmak. O kadar zor değil, sadece tecavüz ve taciz ürünlerini tüketmemek gerekiyor.

Öneriler

Vegan olmak isteyenlere, aklı karışanlara, anlamayanlara:

Yeryüzüne Özgürlük Derneği’nin yaptığı çok güzel bir tablo var, tam buzdolabı üzerine asmalık.

Earthlings (Yön: Shaun Monson), Türkçe altyazılı.

Hayvan Özgürleşmesi, Peter Singer, Ayrıntı Yayınları, 2005.

Etin Cinsel Politikası, Carol J. Adams, Ayrıntı Yayınları, 2013.

Öfke, Michael Tobias, Versus Yay., 2007. (RK/YY)

http://bianet.org/biamag/kadin/160553-vegan-olmayan-feminist-karsi-ciktigi-seye-donusmeye-mahkumdur
«1345678

Yorumlar

  • 4
    Aralık 2014 düzenlendi
    Önce karnı aç olan kadınlar bir yesin, sonra veganlığı düşünürler. Bu dünyada milyonlarca aç insan varken onlara feminist ve vegan ol deme lüksünü ben kendimde göremiyorum. ''Ekmek yoksa pasta ye'' gibi bir durum olur bu.
  • 2
    Aralık 2014 düzenlendi
    Kelimesi kelimesine katılıyorum. Suni şekillerde beslenmiş hayvanın etini yemek zaten insana çoğunlukla yarardan çok zarar veriyor. Şurada da gıda sektöründe hayvanlara yapılan zülmü ayrıntılı anlatan bir yazı var: veganoutreach.org/whyvegan/EYSB.html

    Ve şurada çok çoook etkileyici bir sunum var : youtube.com/watch?v=mKTORFmMycQ

    Hayvan yemeyerek buna engel olunabilir ya da hayvan haklarını koruyacak kanunların çıkarılması için çalışabiliriz.

    Şahsen ben ölümcül bağışıklık sistemi hastalıkları için risk grubunda bir birey olduğum için hayvansal besin almak zorundayım. Şu an hayvansız beslenme konusunda ayrıntıya girecek enerjim de hevesim de yok, konu çok uzun. Öğrendiklerime göre, bitkisel proteinden, bol yeşillik ve sebzeden, yumurtadan (sadece serbest gezen, hormonsuz tavuk yumurtası) ve süt ürünlerinden oluşan mükemmel bir beslenme planına harfiyen uyarsanız, sağlıklı olabilmek için çok az miktarda et ve balık (havuz balığı ve market tavuğu asla yemeyin) yeterli olacaktır. Soyayı asla sohbet konusu bile etmem. GDO! Benim kan değerlerimi gören bütün doktorlar hayran kalıyor.

    Zevk için vücudun ihtiyaç duyduğundan fazla hayvansal besin alanlar bilinçlenip bunu azaltsa, bir de kanunlarla hayvanların acı çekmesi önlense...Bütün dünyaa buna inansa, bir inansa, hayat bayram olsa.

    Ama bence siz hiçbir şekilde hayvan yemeyin, hayvanlar benim için sizin sağlığınızdan daha önemliler :)
  • -2
    Tamam da, bitkilerin acı çekmediğini nerden biliyorsunuz? Onlar da canlı, organik değiller mi? Son yıllarda yapılan araştırmalar (ufak bir google taraması ortaya çıkarır bunu) henüz bitkilerin acı çekip çekmediğini ortaya kesin olarak koyamasa da onları çiğnerken bizi duyduklarını gösterdiler. Hatta buna göre savunma mekanizmaları da var. Bütün biyolojik varlıklar yaşamlarını devam ettirmeye çalışır, bitkiler neden farklı olsun? Şu video'yu tavsiye ederim.



    Ayrıca gıda sektöründe hayvanlara yapılan zulümler korkunç evet ama dünya üzerinde 7 milyar insanız, geri dönmek için fazla üredik bence. Eğer buna gerçekten karşı çıkacaksak "aynı verimlilikte" alternatif bir beslenme düzeni düşünmeliyiz.

  • 1
    Aralık 2014 düzenlendi
    Bu bir bakıma veganlığı dayatmak oluyor, soru sorup bıraksa belki veganlar daha çok yol katedecek ama değil, işlemeyecek bir strateji gibi geliyor bana, kazanacakları bir avuç sempati de bu söylemlerle heba oluyor.

    Aynı stratejiye Gezi de maruz kalıyor "gezide yanımızdaydınız da şimdi ne oldu" söylemleri gibi. Her şey kendinede şeydir, feminizmin itibarından popülerliğinden yararlanıp "öyleysen böyle de olmalısın" taktiği pek sevimli gelmiyor bana. "Veganlık budur, böyle şeyler de var, peki ya dişi hayvan sömürüsü? bu soruya ne diyorsunuz" diyin hele bir bakalım.
  • -1
    veganlığı dayatmak. öldürmemeyi dayatmak gibi bir laf. can almak normalmiş gibi. ayrıca bitkilerin canlı olduğunu düşünenler ne bitki ne hayvan yesin lütfen, ya da boşa çene yormasınlar.
  • -1
    :D Bitkilerin canlı olmadığını "düşününce" onları yemek yanlış olmuyor mu yani? 21.yüzıla geldik, bilim skolastik düşünceye karşı büyük savaşlar verdi bugüne gelebilmek için, bence bazı gerçekleri "düşündüğünüz gibi" kabul etmeyip araştırın. Bitkiler de büyür, ürer, enerji üretir, enerji harcar ve ölür. "Düşündüğün gerçek" değil burda önemli olan, "değişmeyen gerçekler". İlkokul biyoloji konusudur bu. Tatlı su duyarlılığı yapması değil.
  • 1
    Buyrun hayvanları katledin o zaman sonra da ayrımcılıktan bahsetmeyiniz ama. böyle pişkin bir ağız gördükçe şaşırıyorum. katletmeyi normalleştirmek için bitki argümanı sunuyor ve ciddiye alınmayı bekliyor. ilkokul biyoloji bilgisiyle tartışıyor sonra.
  • 4
    Aralık 2014 düzenlendi
    Sen vegan olabilirsin ve bu tür bir hayatı seçebilirsin, son derece normal. Yalnız feminizmin kendi ihtiyaç piramidi arasında veganlık çok üst noktalarda. Önce taban hareketini sağlayabilirsek eğer yükseliriz. Kim açken vegan olalım der ki? Ülkemiz şartları açısından düşünelim. Vegan menülerin, ürünlerin ne kadar pahalı olduğunu biliyor muyuz? Ben biliyorum şahsen. Vegan şampuana 40 TL para veren arkadaşımla ben bir olamam. Böyle bir yaşam tarzı yanında maddi sorumluluk da getiriyor. Paranız varsa buyrun vegan olun, Migros'ta falan organik ve vegan ürünler reyonu var. 5 katı ödeyip alırsınız oradan vegan ürünlerinizi. Ayranımız yok içmeye... lafı buraya tam uyuyor.

    Dayatma yapmayın. Sen vegan feminist ol ama olamayan ve olmak istemeyenlere asla dayatma yapamazsın. Dayatma yapan her zihniyet kendi içinde yozlaşır ve faşistleşir. Ayrıca insanlara pişkin de diyemezsin sırf senin gibi düşünmedikleri için. Sen Nirvana'ya erdiysen milletin seni takip etme gibi bir zorunluluğu da yok ayrıca.
  • 0
    @bulut
    sizin tarafınızdan ciddiye alınmayı beklemiyorum zaten. Siz kendinize pembe bir dünya kurmuşsunuz içinde duyarlı olduğunuzu sanarak yaşıyorsunuz. Argümanlarımı çarpıtmaya çalışıyorsunuz ki yemezler, ben bütün hayvanları katledelim demedim. İlkokul biyoloji bilgisininden haberi olmayan, bitkilerin canlı olmadığını savunan sizsiniz yukarıda bahsettiğim üzere. Bitkilerin canlı olmadığını kime deseniz güler.

    Gıda endüstrisinin bu halini sevmiyor musunuz? Kusura bakmayın ama bayağı geç kaldınız. Dünya üzerindeki bu kadar insan ot yiyerek şuanda yaşayamaz. Ayrıca dediğim gibi böyle bir teknoloji geliştirilse bile bitkilerin acı çektiği eğer kanıtlanırsa ne yapacaksınız? Kollarınızı güneşe açıp fotosentez yaparak inorganik maddelerden enerji üretmeye çalışırsınız heralde, orası size kalmış.

    Olayın en nihayetinde insanlar da hayvandır. Hayvanlar gibi evrimleşiyoruz, onlar gibi yiyoruz, fonksiyonlarımız onlar gibi. Hayvanlar da öbür hayvanları yer, bitki de yerler, besin zincirinde ne varsa yerler. Eğer bu gerçekler hoşunuza gitmiyorsa acı çektiğini belli edemeyen zavallı bitkileri yemeye devam edebilirsiniz, ya da gerçekten duyarlıysanız "taş kemirme yöntemleri" üzerinde çalışmaya başlamanızı öneririm.
  • 4
    sert yargılar bir ideolojiye en çok zarar veren hareket bence. Nazik ve anlayışlı yaklaşmak lazım. Feminist vegandır !!! Erkek feminist olmaz !!! kitleyi ikna etmeyi zorlaştıran tavırlar bunlar
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .