pro-feminizm

3
Haziran 27 düzenlendi kategorisi Klasikler
Terim çoğunlukla feminizmi ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak çabaları aktif bir şekilde destekleyen erkeklere atıfla kullanılmaktadır. Çok sayıda pro-feminist erkek politik aktivizm içinde, çoğu da kadın hakları ve kadına karşı şiddet alanlarında yer almaktadır. Bazı eleştirmenler, çoğunlukla kadın olanlar, söz konusu erkekleri, her ne kadar onlar kendilerini "feminist" olarak tanıtıyor olsalar da, feminist kategorisi içerisinde görmemekte ve "pro-feministler" olarak adlandırmaktadır.

Pro-feminizm (veya profeminizm veya (pro)feminizm) terimi, ilk defa Eylül 1996'da Quebec'te gerçekleştirilen Feminizm konferansında ortaya atılmıştır. Şu anda Profeminizm terimini kullanan gruplar, daha önce kendilerini değişik biçimlerde tanımlıyorlardı: Anti-Seksistler, Maskulunite Karşıtları, Ataerkillik Karşıtları gibi... Bu mücadelelere katılan erkeklerin sayılarının giderek arttığı gözönüne alınırsa, bütün bu tanımları içine alacak, profeminizm gibi daha kapsayıcı bir üst terimi kullanmak daha doğru olacaktır.

Terim aynı zamanda feminist inançları benimseyen veya feminist sebeplerin savunuculuğunu yapan; fakat kendilerini feminist görmeyen kimseler için de kullanılmaktadır.

Batı dünyasında çoğu ülkede pro-feminist erkek grupları bulunmaktadır. Pro-feminst erkeklerin aktiviteleri okullarda küçük çocuk ve gençlere şiddet uygulanmasına karşı çıkmak, işyerlerinde cinsel taciz atölyeleri kurmak, eğitim kamplarını işletmek ve kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığa destek vermek gibi uygulamaları da içermektedir. Pro-feministler laik ya da dini çevrelerde bulunabilmektedir ancak kadınların erkekle eşitliği konusundaki hedefleri feministlerle ortaktır.

Feminizmle Karşılaştırıldığında Pro-feminizm
Buna karşı en basit yanıt erkeklerin kendilerini "feminist" olarak adlandırmalarının doğru olmayacağıdır. Bu argüman çeşitli biçimler alabilmektedir, şöyle ki; Feminizm kadınlar tarafından, kadınlar için ve kadınlar hakkında geliştirilen bir hareket ve fikirler kümesidir. Erkekler asla bir kadın gibi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilemezler. (Tabi burada yaşamazsan bilemezsin görüşüne karışılık, "Hiç bir sosyal bilimci de kendisi dışındaki konulara çalışamayacak mı?" sorusu çıkıyor. Bence bir erkek, feminist diye adlandırılabilir mi sorusunun cevabı "Evet"tir; ama "Hayır, sen profeministsin, kadın değilsin!" diyecek olana da pek lafım yok, cinsiyet kurabiyesine bakıp da bu konuda hâlâ inatla dualist ayrıma gitmek bana göre değil, Kuir Teoriye göre de değil.)

Kaynak: Vikipedia, parantez içleri de benden.
«1345

Yorumlar

  • -1
    Ekim 2014 düzenlendi
    ''Erkekler asla bir kadın gibi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilemezler'' biraz problemli bir varsayım. Bu varsayıma göre bir Amerikalı Hintlinin nasıl hissettiğini bilemez mesela. Arka plan, içinde yaşanılan kültür ve değerler tamamen farklıdır. Bu anlamda feministlerle biraz kapışmıyor değilim. Örneğin, hayvan haklarını korumak için sokak hayvanı olmak da gerekmiyor. Bu feminizm kimin feminizmi tartışmaları da mevcut zira. Yani bir kadın grubu başka bir kadın grubunun halinden de anlayamaz. Bir Çinli işçi kadının haliyle İsveçli kadının hali bir değil. Ancak evrensel olarak adlandırdığımız bir şey var; vicdan. Birinin halinden anlamak için o gruba, ülkeye, dine ya da cinsiyete dahil olmamız gerektiğini düşünmüyorum. Bunun yanı sıra Hindistan'daki tecavüz protestolarında kadınlar kadar erkekler de yer aldı ve ''Gerçek erkek tecavüz etmez!'' gibi oldukça çarpıcı pankartlar taşıyarak hemcinslerine örnek oldular.

    Ben feminizmin tek yönlü yaşayabileceğini düşünmüyorum açıkçası. Sorunu yaratan ataerkil düzense ve bunun da sorumlusu büyük ölçüde erkeklerse eğer, onların kadınlardan daha fazla sorumluluk alması ve bizden daha feminist olmaları gerekiyor. Erkek kardeşim ve babam benim hakkımı savunmak zorunda. Bunu beni aciz göstermek için değil, erkeklerin de feminist olabileceğini ve bu heteroseksist düzene karşı geldiklerini göstermeleri için yapmaları gerek. Kadın mücadelesine saygı duyuyor, bu zamana kadar elde edilmiş kazanımlarla gurur duyuyorum. Ancak ''pro-feminizm'' gibi tabirler feminizm savunucusu erkeklere de itici gelebiliyor. Feminizmin bugün yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri imaj problemi. İmaj problemi çözülmek zorunda kitlelere ulaşmak istiyorsak eğer. Bunu da erkekleri saf dışı bırakarak değil, onları saflarımıza katarak gerçekleştirebiliriz diye düşünüyorum. Feminizm de her akım gibi evrilmek ve değişmek zorunda diye de ekleyerek bu yorumu sonlandırıyorum.
  • 0
    Ekim 2014 düzenlendi
    Bence pro-feminizm meselesi feminist teorinin gelecek tahayyülü yani ütopyası için de önemli bir cevap olma özelliği taşıyor. Eleştirel, radikal ve sistem karşıtı bir düşünce olarak feminizm erkekleri ne yapacaktır bu kurmayı düşlediği gelecekte. Bununla ilgili feminizmin bir kaç teorisi olabilir:

    1- Tüm erkekleri öldürecektir. Sanırım akıldan, mantıktan, duygudan uzak bu fikri hiç kimse savunmamaktadır (belki bir kaç ruhsal sorunları olan kadın veya bir anlık öfke ile söylenen bir kaç şey dışında). Valeire Solanas bile Erkekleri Doğrama Cemiyeti Manifestosun'da doğranmayacak bazı erkeklerden bahsetmiştir :)

    2- Erkeklerin olmadığı bir yerde yaşamak. Bu birinci seçeneğe göre daha mantıklı. Özellikle üreme teknolojilerinin gelişmesiyle beraber bu biraz daha mümkün gözüküyor. Ama insanlar üzerinde yatacağı ruhsal yük ağır. Üstelik öyle bir sürekli bir yer bulmakta çok mümkün değil. üstelik bu şekilde erkeklerden kaçmakta çok mümkün değil. "La olum gel şu kadınlar ülkesine bir bakak" deyip içeri girmeye çalışan bir ton tacizci erkekte bulunacaktır.

    3- Daha eşit daha özgür ve daha güzel bir dünya için feminizmin erkekleri kapsayacak bir biçimde genişletilmesi. Kendisini pro-feminist olarak tanımlayan birisi olarak bana en mantıklı gelen bu. Birilerini dışlayarak veya ötekileştirerek bence bir ütopya hiçbir zaman inşa edilemez.
  • 0
    Erkeklerin kadınlardan daha feminist olması gerektigi gibi bir önerme feminist mantıktan tamamen uzaktir.Gecenlerde bi adam " ben 25 senedir feministim" dedi ben de he hee dedim gectim. Ama bi kadinin bunu savunmasi demek kendini bu mücadelenin oznesi olarak gormemesiyle ilintilidir bence. Erkekler tabi ki de dusunsunler degissinler zaten bunu bizim cabalarimiz saglayacaktir. Ama ben onlarla degil kendimle ugrasirim kendimi dönüstürürüm ki bu ataerkil düzenin içinde bazı çatlaklar yaratabileyim... bırakın da onlar her zaman pro- olarak kalsınlar, emin olun bu biz kadınlar için çok daha faydalı olacaktır. Zaten diğer türlüsünün de hiçbir gerçek tarafını görememekteyim.
  • 0
    Kasım 2014 düzenlendi
    Bırakalım pro olarak kalsınlar? Bu biraz ''Bırakalım da oldukları gibi olsunlar, biz yine ölelim, hiçbir şey değişmesin'' demek değil mi? Bu tür düşünen eski kafa ya da ekstrem feministlere ''feminazist'' deniliyor haklı olarak. Ya feminist olurlar ya da oldukları gibi kalırlar. Ortası riyakarlıktır. Aksini iddia etmek de vajinizm yapmaktır ve bu tür insanları haklı çıkarır.
  • 0
    Aynı ortamda bulunduğum birçok erkek kendini profeminist olarak nitelendirse de hayat tarzında çok da bunu yaşamadığını gordum. Erkekliğini aşmış bir erkek henüz goremediğim için de açıkçası çok samimi gelmiyor bana. Umarım beni şaşırtabilecek insanlar vardır
  • 0
    Haklısın, çünkü biz bu ülkede hiçbir şeyi tam olarak yaşayamıyoruz. Bu feminizm olsun ya da başka politikalar olsun. ''Gerçek İslam bu değil!'' naraları atıyoruz ama gerçek İslam tam da Alparslan Kuytul'un anlattığı İslam. CHP'yi hala solcu parti zannediyoruz; AKP'yi de dini savunan bir parti. Başını kapatanı dindar, açık giyineni ateist. Kavramlardan zaten bihaberiz. Millet neyin ne olduğunu bilmeden birtakım kavramların peşine düşerek politika yapıyor. Açıkçası böyle bir ortamda feminizmin bilinmesi bile mucize. Bak bir de kendine pro-feminist bile olsa bir şeyler diyebilen erkekler mevcut. Biz kendimizi millet olarak yaftalamayı çok severiz. Bu ülkede hem komünist hem ulusalcı parti bile var! Bu ülkede her kafadan insan var ve buluştukları nokta aynı: saf bir cehalet. Bu yüzden bana aslında hiçbir politika samimi gelmiyor. İnsanların ağızlarından çıkanlar, düşündükleri ve yaptıkları arasında en ufak bir bağlantı olmayan bir ülkede samimiyet aramak yersiz zaten.
  • -1
    şimdilik bir iddia bence. erkeklerin de feminist olabileceğinin iddiası.
  • 0
    Kasım 2014 düzenlendi
    Mehmet Bozok hocamızım erkek hareketlerini yazdığı "Feminizmin Erkekler Cephesindeki Yankısı" başlıklı önemli ve güzel makalesi aşağıdadır. Bu konuda bence en okunası yazılardan biridir.

    http://ataerkiyekarsierkekler.blogspot.com.tr/2012/03/feminizmin-erkekler-cephesindeki-yanks.html
  • 0
    Kasım 2014 düzenlendi
    Çok severim feminist erkeği. Evde bir tane var, gözüm gibi bakıyorum. En sevdiğim erkek arkadaşım da feminist ve cidden feminist yani. Erkeğin feminist olamayacağını iddia eden kişilere feminizmin vajinizme indirgenmemesi gerektiğini ısrarla hatırlatırım. Feminist erkekler vardır, tıpkı ataerkil kadınların olduğu gibi. Sistemin olduğu yerde ona karşı duran insanlar vardır ve ben bunun bir cinsiyetin tekelinde olduğunu düşünmüyorum. Feminizm de kadınların tekelinde değildir; zaten olmamalıdır da. Bu onu femi-faşist yapar ve feminizm de kısırlaşır. Son olarak da, ''Erkekler feminist olamaz!'' diyen kadınlar, bugün feminizmin içine düştüğü imaj problemlerine bir yenisini ekler. Anti-feminist kadınların ekmeklerine yağ sürer, ''Bak işte, ben sana dedim, bunlar erkek düşmanı'' dedirtirler. Hoş değil, imajımızı zedeleyecek eylem ve söylemlerden kaçınalım.
  • -2
    yav bırakında birşey de sadece kadına ait olsun! bir feminizmimiz var zaten, onu da erkeklere bırakmayız! bırakmayız! gitsinler başka birşey olsunlar yahu!
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .