Ev İçi Emeğin Ücretlendirilmesi

1
Kasım 2017 düzenlendi kategorisi Tartışmalar

Bulaşık yıkamak, yemek yapmak, çamaşır yıkamak, ütü yapmak, evi temizlemek, ... gibi pek çok "ev işi"; mevcut sistemde toplum tarafından "kadının görevi" olarak görünmekte. Erkekler kimi zaman "oldukça yardımcı" olsalar da, çoğu evde "tamamen eşit" ya da "eşite yakın" bir iş bölümü bulunmuyor. Günümüzde de, erkekler ve kadınlar aynı eve yerleştiklerinde (özellikle evlenmelerinin ardından); iş bölümünü nasıl yapacakları üzerine pek bir tartışma olmaksızın genellikle ev işlerinin yerine getirilmesinden kadının sorumlu olduğu var sayılıyor. Kimi evlerde başlangıçta daha dengeli bir iş paylaşımı oluşturulmaya çalışılırken, eve bir çocuğun da dahil oluvermesi bir anda dengeleri bozabiliyor ve yine kadının ev içindeki görevleri erkeğinkine oranla tartışmaya mahal vermeksizin katlanıyor.   

Kadın bu emeği cân-ı gönülden verebilir, hiç de gocunmayabilir. Hatta aynı evi paylaşan erkek ve kadınlar oturup konuşur ve belki de kadın "Bu işleri ben yaparım, sen de şu işleri yaparsın" diyebilir, ve erkek de "Güzel bir iş bölümü, ben sevdim, evet böyle yapabiliriz." diyebilir. Tartışma bu değil. (Yani şuan bu başlığın konusu, ev işlerini neden kadının üstlendiği değil.) Şu anki meselemiz; bunca iş yapan kadının emeğinin beş para etmemesi. Asla bitmeyen, bitmek bilmeyen bu ev işleri; yalnızca bir tekerrürden ibaretken, tüm gününü bu işlere adayan ve tatil hakkı olmayan kadının cebine 3 kuruş dahi girmez. 

"Kadın; bir başka işte çalışıyorsa ne âlâ!" gibi görünebilir. Bu durumda kadının kendine (kendi harcamalarına) ayırabileceği bir miktar parası olabilir. Ancak bu durumda da kadının eş zamanlı olarak iki işte birden çalıştığı (maaş aldığı iş ve ev) göz ardı edilir.

Diğer durumda, kadının mesleği "ev hanımı" olarak geçiyorsa; bu sefer mutfak masrafından tutun da üzerine alacağı paltoya, hatta bakkaldan alacağı sakıza kadar, tüm giderleri evdeki erkekten istemesi gerekir. Bu para; nereye gideceği belli olan, erkeğin içinden gelirse içinden geldiği kadar (ya da elbette cüzdanının yettiği kadar) vereceği bir para olup, pek çok evde kadının rica minnet istediği bir paraya dönüşür. (Bir "aylık" değil, en iyi durumda bir "harçlık".)

Bu ev işleri neden yapılır? Erkeğin gömlekleri neden ütülenir? Niçin her hafta bu kadar yıkanacak çamaşır çıkar? Bu yıkanan ve ütülenen ve özenle katlanan giysiler, nerede giyilir? Her gün özenle pişirilen yemekleri yiyen ve bulaşığa dahi dokunmayan erkekler, günlerini ne yaparak geçirirler?

Kadın; bunca ev işi arasında boğulurken, esasen erkeğe değil, pazara hizmet eder. Ürettiği her ürün, sunduğu her hizmet, tüm o reçeller, salçalar, ütülenen pantolonlar, ... erkeğin yaşam standartlarını iyileştirmekten de öte, onu çalışmaya hazır bir işçi yapar. (Burada "işçi" kavramını azıcık genel alabiliriz.) Fabrikada çalışan işçi de, adliyede çalışan katip de, tarlada çalışan çiftçi de, ... yemeği pişmese, çamaşırları yıkanmasa, evi pislik içinde olsa tam verimli çalışamayacaktır. Demek ki; kadın, aslında gayrı safi yurt içi hasılaya katkı sunmakta ama devletten bu emeğinin karşılığını alamamaktadır. Adil mi? Hiç değil!

Bunun çözümü; "ev içi emeğin ücretlendirilmesi" olabilir. Bu konuda çalışan, yazan, kampanyalar üreten pek çok topluluk var. (Bkz. 1972'de kurulan the International Wages for Housework Campaign.) Daha çok araştırmak, okumak, tartışmak gerek bu konuyu. Ancak bunun yanında elbette unutmamakta fayda var: Kadınların (ya da kimi ender durumlarda erkeklerin), pazara sundukları bu katkının görmezden gelinmesi; esasen ataerkil sistemin kadının ev içinde emeğini doğallaştırmasının bir sonucudur. Dolayısıyla; ev içi emeğin ücretlendirilmesi, nihai bir çözümden ziyade, ataerkil sistemin yıkımında ancak bir ara basamak olarak görünebilir. 

Dikkatli olmakta fayda var; tek başına "ev içi emeğin ücretlendirilmesi" kampanyası, ileriye yönelik olarak kadının eve hapsolması anlamına gelebilir. Kadının buradan zaten maaş aldığını düşünen kimi erkekler, kadının dışarıda iş yaşamına dahil olmasının önüne geçmeye çalışabilir. Demem o ki; bu kampanya ancak ve ancak "kadın-erkek eşitliği" kapsamında "ev içi eşit iş bölüşümü", "eşit işe eşit ücret", v.b. kampanyalar eşliğinde yürütüldüğünde hedefe ulaşacaktır.

Etiketlendi:
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .